bolca Umut & azıcık Beklenti…

Konu *Gelecek* olunca, ileriye doğru pozitif bakıp, talepkar olmak sanırım hepimizin gayret ettiği şeylerden birisi.

Analitik bakış açısı ile geleceği hedeflere indirgeyip planı da çizdik mi tamamdır 🙂

Seth Godin’in blog yazısında aşağıdaki paragrafı görünce bir durup düşünme gereği hissettim.

always hope 2Hope is fuel, it moves us forward and it amplifies our best work.

Expectation is the killer of joy, the shortest route to disappointment. When we expect that something will happen, we can’t help but be let down…

Seth abimizin tersine, Beklenti ile Umut etmek birçok durumda benzer hatta denk manada kullanılıyor. Özünde bu iki kavramı birbirinden ayrıştırmak ne denli mümkün o da başka bir soru işareti.

Malumunuz birçok insan için Mutluluk =  Gerçekleşenler  / Beklentiler (bkz Happiness = Reality / Expectations)

Böyle bakınca bir açmaz ile karşı karşıya da gelebiliriz: Beklentileri aşağı çekelim derken, hayat enerjimizi yitirmek ve karşımıza çıkan her türlü zorluğa karşı pes ederek tabiri caiz ise “loser” olmak.

Tüm bunları dikkate alınca kendimi ikna etmeye çalıştığım reçete ise:

Bol umut ve pozitif gayret ile hayata sarılmak,

Az beklenti içine girerek asgari ile mevcudiyetimi sürdürmek.

 

One thought on “bolca Umut & azıcık Beklenti…

  1. Bu konu ile ilgili yakın zamanda rast geldiğim ve aklıma yatan iki bakış açışı var. Birincisi fazla iyimserlik ve umut hedeflere ulaşmakta zararlı olabiliyor. Umudu hedefe ulaşmakta karşılaşacağımız zorlukları da düşünerek dengelemek lazım. Diğeri ise Gretchen Rubin’in Happiness Project kitabında bahsettiği environment of growth durumu. İnsan mayasında doyumsuzluk olan bir varlık. Bu nedenle sürdürülebilir mutluluğun ön şartı sürekli bir gelişim duygusu yaratabilmek.

Yorum yaparak katkıda bulunmak ister misiniz?